8 Mentörlükte Sözel Yansıtma Araçları

Güzel konuşma becerileri mentörlüğün her türü için önemlidir. Kristiansen (2008: 36-37)’a göre mentörlük, mentörün danışana soru sormasını ve danışanın sorularını cevaplaması için uygun dil tekniklerini kullanmasını gerektirir. Bu tarz sözel yansıtma araçları danışanın gelişimi üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Bu kitapta, bir mentörün aşina olması gereken dört farklı yansıtma aracından bahsedilmektedir.

En önemli konuşma becerisi dinlemedir. Bu beceri mentörlükte genellikle “aktif dinleme” olarak adlandırılır. Diğer bir konuşma becerisi üst iletişimdir (meta iletişim) (Baltzersen 2008). Konuşmaları hakkında konuşarak iletişim daha açık ve etkili hale getirilebilir. Birçok mentör bu konuda tereddütlüdür çünkü danışan genellikle hassas bir konumdadır. Bu kitapta en önemli becerilerden bazıları tartışılacaktır.

Konuşma becerilerinin ya da tekniklerinin üzerinde çok fazla odaklanmanın mentörlük konuşmalarının sahiciliğine zarar verebileceğinin farkında olmalıyız. Mentör konuşma tekniklerinin danışan ile kendi arasındaki açık ve doğal konuşmaya müdahale etmediğinden emin olmalıdır. Bu kitapta, Martin Buber “I and Thou” (1967) (Ben ve Sen) adli kitabında bir kimsenin izole olmuş bir “Ben” olarak anlaşılamayacağını yazar. İnsanoğlu her zaman bir Ben-O ve Ben-Sen ilişkisi içindedir. Bir Ben-O ilişkisinde dünya ile diğer insanları mesafe ya da kontrol ile ilişkilendiririz; tarif ederiz, analiz ederiz, tanımlarız, tanı koyarız ve karşılaştırırız. Bir kimse bir “model”, bir “şey”, bir “nesne”, bir “güç” ya da bir “kaynak” olarak tanımlanabilir. Bu ilişkide, danışanı hakkında hâlihazırda bildiklerimiz ışığında değerlendirmeliyiz. Öte yandan bir Ben-Sen ilişkisinde her zaman, diğer kişinin beklediğimizden ya da bizim tanıdığımızı düşündüğümüz kişiden farklı birisi olabileceği gerçeği ile yüzleşmeliyiz (Kristiansen 2009).

Uzman bir mentör, mentörlük araçlarını nasıl kullanacağını, bunların ne tur etkilerinin olduğunu ve bu araçları ne zaman kullanacağını bilir. Hepsi olmamakla birlikte bazı mentörler, danışanlarını söyleşiler başında uygulayacaklar bazı söyleşi teknikleri hakkinda bilgilendirmektedir. Danışanı bilgilendirmemekte ki risk sudur; danışan mentörün kullandığı gizli söyleşi tekniklerinin farkına vardığı zaman sinirlenebilir. Kristiansen (2008) bunun mentör ve danışan arasındaki karşılıklı ilişkiye zarar verebileceğinden bahsetmektedir. Bu konuşmanın kontrolünü fazlasıyla mentöre verebilir. Bu hususlar esasında, “aktif dinleme” ve “konuşma hakkında konuşma becerisi” (meta iletişim) ile alakalı daha geniş bir pedagojik bağlamda ‘sözel konuşma araçları’ terimini ileri sürüyoruz .

Filozof Martin Buber’e göre insanoğlu her zaman Ben-O ve Ben-Sen ilişkisi içindedir.Konuşma becerilerinin ya da tekniklerinin üzerinde çok fazla odaklanmanın mentörlük konuşmalarının sahiciliğine zarar verebileceğinin farkında olmalıyız. Mentör konuşma tekniklerinin danışan ile kendi arasındaki açık ve doğal konuşmaya müdahale etmediğinden emin olmalıdır. Bu kitapta, Martin Buber “I and Thou” (1967) (Ben ve Sen) adli kitabında bir kimsenin izole olmuş bir “Ben” olarak anlaşılamayacağını yazar. İnsanoğlu her zaman bir Ben-O ve Ben-Sen ilişkisi içindedir. Bir Ben-O ilişkisinde dünya ile diğer insanları mesafe ya da kontrol ile ilişkilendiririz; tarif ederiz, analiz ederiz, tanımlarız, tanı koyarız ve karşılaştırırız. Bir kimse bir “model”, bir “şey”, bir “nesne”, bir “güç” ya da bir “kaynak” olarak tanımlanabilir. Bu ilişkide, danışanı hakkında hâlihazırda bildiklerimiz ışığında değerlendirmeliyiz. Öte yandan bir Ben-Sen ilişkisinde her zaman, diğer kişinin beklediğimizden ya da bizim tanıdığımızı düşündüğümüz kişiden farklı birisi olabileceği gerçeği ile yüzleşmeliyiz (Kristiansen 2009).

Uzman bir mentör, mentörlük araçlarını nasıl kullanacağını, bunların ne tur etkilerinin olduğunu ve bu araçları ne zaman kullanacağını bilir. Hepsi olmamakla birlikte bazı mentörler, danışanlarını söyleşiler başında uygulayacaklar bazı söyleşi teknikleri hakkinda bilgilendirmektedir. Danışanı bilgilendirmemekte ki risk sudur; danışan mentörün kullandığı gizli söyleşi tekniklerinin farkına vardığı zaman sinirlenebilir. Kristiansen (2008) bunun mentör ve danışan arasındaki karşılıklı ilişkiye zarar verebileceğinden bahsetmektedir. Bu konuşmanın kontrolünü fazlasıyla mentöre verebilir. Bu hususlar esasında, “aktif dinleme” ve “konuşma hakkında konuşma becerisi” (meta iletişim) ile alakalı daha geniş bir pedagojik bağlamda ‘sözel konuşma araçları’ terimini ileri sürüyoruz .

Kaynakça

  • Baltzersen, Rolf K (2008) Å samtale om samtalen. Bergen: Fagbokforlaget.
  • Kristiansen, Aslaug (2008). Hva skiller en veiledningssamtale fra andre samtaler? : Veiledningssamtalens egenart og etiske utfordringer. I Eide, Solveig Botnen, Grelland, Hans Herlof, Kristiansen, Aslaug, Sævareid, Hans Inge og Aasland, Dag G. (red.) Til den andres beste : En bok om veiledningens etikk s. 24-40. Oslo, Gyldendal akademisk.
  • Kristiansen, Aslaug (2008). “Hva hører du når du lytter? Hvem blir du når du svarer?” I Eide, Solveig Botnen, Grelland, Hans Herlof, Kristiansen, Aslaug, Sævareid, Hans Inge og Aasland, Dag G. (red.) Til den andres beste : En bok om veiledningens etikk. Oslo, Gyldendal akademisk.
  • Lauvås og Handal (2000). Veiledning og praktisk yrkesteori. Oslo: Cappelen Akademisk forlag.