13 Sistemik Mentörlük

Nitelikler

Sistemik mentörlük danışanların insanların çevrelerini nasıl etkiledikleri ve çevrelerinden nasıl etkilendikleri ile ilgili farkındalık edinmesi için tasarlanan bir rehberlik yaklaşımıdır. Bu rehberlik yaklaşımı Gregory Bateson ve Urie Bronfenbrenner, tarafından sunulan fikirler üzerine kurulmuştur. Bir kimse her zaman bir sosyal sitemin ve kişiler arası ilişkilerin bir parçası olarak görülür (Skagen 2004;89-90). Sistem teorisinde temel kavramlar bütünlük, insan ilişkileri ve döngüselliktir.

“Bütünsellik” kavramı birbirleri ile ilişkili fenomenleri vurgulamak için kullanılırdı. Sonuç olarak insanlar insan ilişkilerinde daima karşılıklı olarak birbirlerini etkilerler. Örneğin, bir eğitim kurumunda mentörler arasında, okul yönetimi ve mentör arasında, ve danışan ve mentör arasında ilişkiler vardır. Her ne kadar tarafların tümü rehberliğe doğrudan katılmasa da, rehberliğin nasıl organize edileceğini etkileyebilir. Ek olarak, kurumsal düzeyde mentörlüğe dahil olan kurumlar arası ilişkiler de söz konusudur (cf. Bronfenbrenner). Böylece, danışan bir sorun çözmeye çalıştığı zaman, mentörlüğe doğrudan dahil olan taraflardan biri olabilir (Skagen 2004:90).

Günlük etkileşimde davranışlarımızı var olan sebep ve sonuçlara göre değerlendirme eğiliminde oluruz. Bu düşüncenin sonucu ilgili bütün bakış açılarını göremeyeceğimiz anlamına gelir (Skagen 2004:90). Sistemik mentörlükte neden-soruları olarak bir sebep-sonuç ilişkisinin (örneğin “Bunu neden yaptın?”) varlığına işaret ettiği zaman verimsiz olarak düşünülür. Bunun aksine tarafların etkileşime sürekli katkıda bulunduğu sistemik mentörlük daha döngüsel bir açıklama modeli kullanır. Bir etkileşimi açıklarken öncelikle etkileşimi noktalamalıyız. Noktaladığımız zaman, etkileşim sürecini bitirir, etkileşimi yorumlamaya başlarız. Bunun arkasında yatan, taraflar arasında olanların nedenlerini açıklarız. Bir durum “öğretmen öğrenciler çok gürültü yaptığı için bağırıyor” şeklinde yorumlanabileceği gibi “öğrenciler gürültü yapıyor çünkü öğretmen bağırıyor” şeklinde de yorumlanabilir. “Noktalama” kavramı bir olayı anlamak için her zaman alternatif yollar olduğu anlamına gelir. Eğer etkileşimi farklı şekilde noktalarsak, etkileşimle ilgili farklı bir anlama ediniriz (Carson and Birkeland 2009: 92-94).

Sistemik mentörlükte sorgulama teknikleri

Sistemik mentörlükte, danışanın zor durumlara çözüm bulmakta yetersiz olduğu varsayılır. Değişimi tetiklemek için Milan grup tarafından geliştirilen dairesel sorular kullanılabilir (Carson and Birkeland 2009:102-103). Bu sorular dört kategoriye ayrılır. Bunu betimlemek için bir örnek vererek başlayacağız:

Bir ana okulunda 18 ay ile 3 yaş arası çocuklarla çalışan bir eğitim lideri şunları aktarıyor: Bente adında pek olgun olmayan bir yardımcım var. Önceki gün Bente yerde oturmuş 3 çocukla top oynuyordu. 2 yaşındaki Per, Bente’ye doğru yürüdü ve O’nu kolundan çekiştirdi. Bente, Per çekmeye devam etmesine rağmen tepki vermedi. Sonunda çocuğu itti. Per ağlayarak giyinme odasına doğru koştu. Ben Bente’ye sert bir biçimde gidip Per ile konuşmasını söyledim. Bu durumla farklı bir şekilde nasıl başa çıkmalıydım? Yaptığım etik anlamda doğru muydu? (Carson and Birkeland 2009:105)

Eğitim lideri bu olayla ilgili danışmanlık istiyor. Bir sonraki bölümde bu mentörlük yaklaşımında yaygın olarak kullanılan farklı soru türlerinden bahsedeceğiz.

Farklılıkları araştırmak için sorular

Bu sorular dört alt kategoriye ayrılır.

Kişisel düzeyde farklılıkları araştıran sorular ,

Bu sorular bir duruma herkesin farklı tepki verdiği varsayımına dayanır. Amaç insanların bir durum karşısında nasıl farklı davrandığı ile ilgili farkındalığı arttırmaktır. Birinci örnekteki hikayede bu mentörlük yaklaşımı içerisinde mentör şu soruları sorabilir:

  • Olayda kimler var?
  • Bente’nin davranışı karşısında diğer çocuklar nasıl tepki verdi?
  • Bente’nin davranışı karşısında diğer asistanlar nasıl tepki verdi?

Sorular danışanın mevcut kişilerin farklı tepkileri konusundaki farkındalığını arttırır ve olayı daha iyi anlamasını sağlar.

İlişkisel düzeyde farklılıkları araştıran sorular

Bu sorular kişiler arası ilişkilerdeki farklılıkları araştırır. Danışandan farklı ilişkileri tanımlaması ve nasıl farklı olduklarını açıklaması istenir. Sorular şöyle olabilir:

  • Bente ile Per arasındaki ilişki nasıl?
  • Bente ile diğer çocuklar arasındaki ilişki nasıl?
  • Bente ile senin arandaki ilişki nasıl?
  • Bente ile diğer asistanlar arasındaki ilişki nasıl?
  • Bente’ye en yakın kim?
  • Senin Bente ile ilişkin diğer asistanlar ile olan ilişkinden nasıl farklı?

Bu sorular bir ilişkideki birçok farklılığı ortaya çıkarabilir. Bende ile olan ilişkilerle ilgili farkındalığı arttırır.

Görüşler, fikirler, değerler ve güdüler düzeyinde farklılıkları araştıran sorular

Bu sorular diğer kişilerin durumu nasıl algıladığını düşündüğümüze odaklanır. Amaç bizi durum etrafında farklı düşünmeye teşvik etmektir. Şu tarz sorular sorabiliriz:

  • Bente’nin bu şekilde davrandığı zaman ne düşündüğü hakkında neler düşünüyorsun?
  • Diğer asistanın Bente’nin davranışını fark ettiğinde ne düşündüğü hakkında neler düşünüyorsun?
  • Aynı durumda sen olsan Bente’den farklı olarak ne yapardın?
  • Bente bu davranışını nasıl açıkladı?

Bu sorularla durumun nasıl anlaşıldığına ilişkin düşüncelerin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Bu farklı düşünceleri ve çocukların algılarını içerir.

Şimdi ve gelecek arasındaki farklılıkları araştıran sorular

Bu sorularla insanların yeni durumlar karşısında farklı yollardan verdiği tepkileri göz önünde bulundurmuş oluruz. Odak daha önceki durumlara dahil olan taraflar ve onların nasıl farklı davrandıkları üzerindedir. Daha önceki örneklerle karşılaştığımızda şu soru ortaya çıkabilir:

  • Bente, Per’e karşı daha önce benzer şekilde davranmış mıydı?

Bütün bu sorular danışana deneyimlenen durumun daha geniş ve karmaşık bir resmini sunar.

Davranışsal etkiyi araştıran sorular

Bu sorular danışana birbirini karşılıklı olarak etkileyen insanlar hakkında farkındalık vermeye çalışır. Sorular danışanın başkalarının davranışlarına ve bu davranışları nasıl karşıladığımıza odaklanır. Başka birinin bakış açısını anlayabilme becerisi empati için esastır. Aynı durumla ilgili şu sorular sorulabilir:

  • Bente’nin senin davranışını nasıl karşıladığını düşünüyorsun?

Üçlü sorular

Üçlü soruların amacı etkileşime dahil olan üçüncü tarafın farkına vardırmaktır. Şöyle sorular sorulabilir:

  • Çocukların sen ve asistanların arasındaki ilişkiyi nasıl algıladığını düşünüyorsun?
  • Per’in, diğer çocukların ve diğer asistanların senin müdahaleni nasıl karşıladığını düşünüyorsun?

Bu sorular ayrıca insanlar arasındaki karşılıklı ilişki hakkında farkındalık yaratmaya çalışır. Mentör danışana kendi davranışlarının dışarıdan nasıl göründüğünü gözleme becerisi geliştirmeleri için yardımcı olmalıdır (Carson and Birkeland 2009: 105).

Farazi/Kuramsal/Hipotetik/Varsayımsal sorular

Çeşitli olası senaryolar ile ilgili sorular sorularak, danışan alternatif seçenekler ile ilgili görüşlerini bildirmesi için teşvik edilir. Olası sorular:

  • Bente işi bıraksaydı ne hissederdin?
  • Bente ile ilişkinde bir şeyleri değiştirebilseydin, neyi değiştirirdin?
  • Asistanınla bir anlaşmaya varabilmeniz için gerekli olan nedir?
  • Eğer istediğin değişiklikleri yapabilseydin, durum nasıl olurdu?
  • Böyle bir değişikliği engelleyen nedir? (Carson and Birkeland 2009: 105)

Bu tarz farazi sorular danışana alternatif davranış biçimi aramak için yardımcı olabilir. Ayrıca problem çözüldüğünde durumun nasıl görüneceğini derinlemesine düşünmesi için teşvik etmek önemlidir.

Örnek – Kendini dışarıdan görmek

Kreş danışmanı Berit iki asistan, bir yardımcı öğretmen, ve özel eğitim öğretmeninden oluşan bir grup çalışanın yöneticisidir. Aşağıda Berit’in yazdığı sistemik mentörlükle ilgili iki kişisel hikayeye yer verilmiştir (Carson and Birkeland 2009: 107-110).

Mentörlük konuşması

Mentörlük konuşmasından önce (Kişisel hikaye #1)

” Yardımcı öğretmenle aramızdaki ilişki ile ilgili yardıma ihtiyacım var. Bizden günlük ücret alıyor. Ayrıca ebeveynlerden de ücret alıyor. Tek sorumluluğu özel ihtiyaçları olan bir çocukla ilgilenmek. Personel toplantısında hemen hemen her zaman kararları kimin vereceği konusunda tartışıyoruz. Daha fazla ücret aldığı için daha baskın hale geliyor. Çok kızıyorum çünkü kurumdaki eğitim lideri benim ve O bunu kabul etmeli.”

Mentörlük konuşmasında mentör sistemik mentörlüğe dayanan dairesel soruları tercih eder. Örneğin: “ Diğerlerinin seni pedagojik lider olarak nasıl gördüğünü düşünüyorsun?” Berit böylece etkileşimde kendi rolünün daha fazla farkına varmıştır. Kendi kendisinin gözlemcisi olmaya zorlanmıştır. Gelecekle ilgili bir soru şöyle olabilir: “İlişkinin nasıl olmasını dilerdin?” Bu soru O’nun henüz göz önünde bulundurmadığı şeylerin farkına varmasını sağlar. Yıkıcı bir iletişim örgüsüne takıldığınız zaman yapıcı ve yaratıcı düşünmeyi kolayca unutabilirsiniz.

Mentörlük konuşmasından sonra (Kişisel hikaye #2)

“Şimdi ben mutluyum! Kendi rolümü ve nasıl köşeye sıkıştığımı anladım. Bana diğerlerinin durumu nasıl karışladığı sorulduğunda, özel eğitim öğretmeni ile yardımcı öğretmen arasında bir ittifak olduğunu düşündüğümün farkına vardım. Bu ittifakı lider olarak benim aleyhime bir durum olarak görüyordum Mentör onların beni nasıl karşıladığını düşündüğümü sorduğunda, Onların beni beceriksiz bir lider olarak algılamaları gerektiğini de fark ettim. Böylece, kendimi böyle gördüğümü itiraf etmeliyim. Bunu kabul etmek zor oldu. Mentör yardımcı öğretmenle olan ilişkimi nasıl olmasını istediğimi sorduğunda, bunu daha önce hiç düşünmemiş olduğumu fark ettim. Daha çok benim nasıl olmasını istemediğimi düşünüyordum. Bu üzerine çalışmam gereken bir konu. Pedagojik lider olarak daha fazla sorumluluk almam gerek.”

İlk kişisel hikaye Berit’in yıkıcı etkileşim örgülerine takıldığını gösteriyor. Genel varsayım sorunun diğer kişi olduğu ve O’nun değişmesi gerektiği şeklindedir. Kendimizde nasıl değişiklik yapabiliriz kısmını görmek zor olabilir. İkinci hikayede Berit pedagojik lider olarak kendi sorumluluklarını daha iyi anlamaktadır.

Kaynakça

  • Baltzersen, Rolf K. (2008). Å samtale om samtalen. Bergen: Fagbokforlaget.
  • Bomar, Perri J. (2003), Promoting Health in Families: Applying Family Research and Theory in Nursing
  • Carson, Nina og Åsta Birkeland (2009). Veiledning for førskolelærere. Kristiansand: Høgskoleforlaget
  • Gjems, Liv (1995) Veiledning i profesjonsgrupper. Oslo: Universitetsforlaget. Hele boken
  • Skagen, Kaare (2004) I veiledningens landskap. Kristiansand: Høgskoleforlaget.
  • Ulleberg, Inger (2004). Kommunikasjon og veiledning : en innføring i Gregory Batesons kommunikasjonsteori – med historier fra veiledningspraksis. Oslo: Universitetsforlaget.